Elâzığ’da Deprem 6.8

25.01.2020

0 Yorum

24 Ocak’ta 2020’de Elâzığ’da 6.8 büyüklüğünde meydana gelen depremde ciğerlerimiz yandı, kalbimiz kan ağladı.

Elâzığ’da Deprem 6.8

Güzel ülkem hem deprem kuşağında hem de emperyalist güçlerin çekim alanında.

24 Ocak’ta 2020’de Elâzığ’da 6.8 büyüklüğünde meydana gelen depremde ciğerlerimiz yandı, kalbimiz kan ağladı. Çünkü yüzlerce ev yıkıldı, binlerce bina hasar gördü, en önemlisi de onlarca vatandaşımız yaşamını yitirdi. Ülke olarak acımız büyük. Ülkemize büyük geçmiş olsun. Depremde yakınlarını kaybedenlere Allah (c.c.) sabrı cemil, vefat edenlere da Allah rahmet eylesin.

Türkiye büyük ve güçlü bir ülke. Afet Koordinasyon Merkezi depremin ardından acilen toplanmış, gerekli tedbirler alındığı açıklanmıştır. Gecenin saat: 02.00 devlet mutfağını kurduğunu ve halka sıcak yemek dağıtmaya başladığı yetkililerce açıklanmıştır. Devletimiz tarafından ölüm hariç diğer sorunların en kısa sürede çözüme ulaştırılacağına ve yaraların en kısa zamanda sarılacağına hiçbir şüphem yok.

Ancak, devlet bölgede bütün tedbirleri almış iken ve milletin can derdine düştüğü böyle acılı bir zamanda, klavye ve ekran başında, sıcacık odasında, hayatı sadece siyasetten ibaret gören işi gücü, siyaset ve oy devşirme olan, gözüne çubuk değse hükümetten bilecek kadar zavallı bazı şahsiyetsiz insanların deprem gibi bir olayı siyasallaştırarak, yapılan çalışmaları görmezden gelip “Devlet nerede” mahiyetinde siyasi paylaşımlarda, bulunması ister istemez “Mahallede yangın çıkınca, yosma saçını tararmış.” sözünü aklıma getirdi.

Bölge halkı evlerine giremiyor. Hasta, yaşlı binlerce insan can derdine düştüğü bir zamanda deprem gibi bir olayı siyasallaştırarak eteğindeki taşları dökmeye çalışan, insanlara “Panik yok, devlet işinin başında, şimdi birlik zamanı.” diye cevap yazdığımda küfürler eşliğinde yaptığım paylaşım kaldırıldı.

Ülke olarak her zamankinden daha çok birlik ve beraberliği ihtiyacımızın olduğu ve birlik ve beraberlik içinde sarmamız gerekirken yangına körükle giden, depremden siyasi rant sağlamaya çalışanları samimi bulmuyorum. Yüz akımız olan Kızılay’a saldıran ve yapılacak yardıma engel olanları lanet ile kınıyorum.

Depremin sabahında ve devam edem günlerde provokatörlerce tertiplenen karşılaşabileceğimiz olaylara, halk olarak yaptıklarını yutmadığımızı göstermek açısından testi kırılmadan dikkat çekmek istiyorum.

Bazı belediyeler büyük reklamlar eşliğinde yardım araçlarını ve yiyecek içecek ile birlikte yola çıktı. Bu gayet doğal ve insani olan, olması gerekendir.

Bu araç ve yardımlar, deprem bölgesine ulaştığında Valilik Makamın koordine ettiği kriz merkezinde toplanması gerekir. Çünkü deprem bölgesine gelen bütün araç ve gereç, personel, kurtarma ekibi Valilik Makamındaki Kriz Merkezince koordine edilecek, bölgeye ulaşan bütün yardım ve hizmetler bu kurumun bilgisi ve yetkisi dahilinde ihtiyaca göre koordine edilerek yürütülecektir.

Bölgenin özelliği dikkate alınarak bölgeye giden bütün araç ve yardım ekipleri buna azami dikkat göstermek zorundadır. Şayet, bunun haricinde harekete yeltenen olursa iyi niyetli olmadığı gerçeği unutulmamalıdır. Bunun haricindeki bir hareket ve davranış, bölgeye yardım için değil de en halis niyetle reklam amaçlı ve en kötü ihtimalle de yardım ve yataklık amacı ile gelmiş olabileceği ihtimali değerlendirilmelidir.

Şimdiden görür gibiyim. Ama inşallah yanılırım, “Falanca belediyenin, fişmanca araçları deprem bölgesine sokulmadı.” veya “Falanca yerdeki yerleşim yeri fişmanca mezhebinden olduğu için yardım gitmedi.” gibi provokatör yalanların servis edecekleri unutulmamalıdır. Bu ve bugün gibi kaynağı belli olmayan hiçbir söylentiye itibar edilmemesi gerekir.

Halk olarak devletin bizden istediği neyse onu yapacağız. Provokatör haber ve yalanlara karşıda uyanık olmak zorundayız. Aslı astarı olmayan bu tür haberleri yapan ve yayanlara karşı yaptıklarının yanlış olduğunu ve inanmadığımızı yüzlerine edep dahilinde mutlaka haykırmalıyız.

Geçmiş olsun, Elâzığ, geçmiş olsun, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya, Tunceli… geçmiş olsun Türkiye’m….

Yazar: Hasan KAYA

Hasan KAYA1963 yılında Çanakkale-Biga- Karacaali Köyünde doğdu. İlçe Özel İdare ve Bölge Müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra emekliye ayrılan yazar, siyasi ve güncel konuların taşradaki yansımaları ve etkileri ile ilgili gazete köşe yazıları yazıyor. Ayrıca, Öykü ve Roman çalışmalarına da devam ediyor...

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Gelişmelerden anında haberdar olmak için Google News'te Reyting Tv'ye abone olun      jakuzi   Tv yayın akışı

BENZER İÇERİKLER

SİNEMA KÖŞESİ

FACEBOOKTA BİZ