25 Şubat 2026 Çarşamba
Sokak Röportajları-6 Oyuncular hakkında düşünceleriniz
Can Borcu 12. Bölüm Özeti
Fareli Köyün Kavalcısı: Ezgiden Yürüyüşe, Yürüyüşten Sessizliğe
Cezaevi Pin İşlemlerinde Hızlı ve Güvenli Çözüm
‘İkimiz için muhteşem bir son düşündüm’ Aynı Yağmur Altında Yeni Bölümüyle Bu Akşam atv’de!
Erol Babaoğlu ‘Eşref Rüya’ Dizisinin Kadrosuna Dahil Oluyor!
Kanal D’nin yapımını TİMSBİ Productions’ın, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın üstlendiği, yönetmenliğini Uluç Bayraktar’ın yaptığı, senaryosunu Ethem Özışık ve Lokman Maral’ın kaleme aldığı, başrollerinde Çağatay Ulusoy ve Demet Özdemir’in yer aldığı ‘Eşref Rüya’, yayınlanan yeni bölümleriyle her hafta ekranlara damga vurmaya devam ediyor.
Eşref’in en güçlü ve en karanlık rakiplerinden biri olacak olan Ölü Yaşar, dizinin 34. bölümünde dengeleri değiştirmeye geliyor. Karanlık geçmişi, güçlü zekası ve bitmeyen hırsıyla ‘Eşref Rüya’ dünyasına güçlü bir giriş yapacak olan karaktere, başarılı oyuncu Erol Babaoğlu hayat verecek.
Yetimler’i ortadan kaldırmayı ve İhtiyar’ın kuracağı masada liderliği ele geçirmeyi hedefleyen Ölü Yaşar, stratejik hamleleriyle yeraltı dünyasını altüst edecek.
Eşref Rüya, yeni bölümleriyle her çarşamba akşamı Kanal D’de.
Kuruluş Orhan’da Maneviyat Dorukta..
Ecdadın Ruhu Yunus Emre Nefesiyle Ekranda Vücut buldu.
Zikir Sahnesi İzleyenleri Ekranlara Kilitledi.
Kuruluş Orhan’ın son bölümünde ekrana gelen zikir sahnesi, izleyicilere derin bir manevî atmosfer yaşattı. Yunus Emre’nin dizelere döktüğü ilahinin yankılandığı sahne, yalnız Allah’a olan teslimiyetin gücünü de gösterdi.

Zikir halkasında yerini alan Sultan Orhan, dillerde ilahi, gönüllerde iman ile Hak yolunda teslimiyetini ortaya koyarken; sahne, dizinin en etkileyici ve en çok konuşulan anlarından biri oldu.
Dilde Zikir, Gönülde Teslimiyet
Yunus Emre’nin asırlardır gönüllere dokunan Gelin Ey Aşıklar Gelin ilahisi eşliğinde yapılan zikir, devletin ve ecdadın manevî temellerini de gözler önüne serdi. Sultan Orhan’ın teslimiyeti ve metaneti, bu yolun yalnızca kılıçla değil, imanla da yüründüğünü bir kez daha hatırlattı.

Sahnenin ilerleyen anlarında yükselen ilahi, herkesin aynı niyet etrafında kenetlendiği güçlü bir atmosfer meydana getirirken kurulan bu manevî bağ, izleyicileri de derinden etkiledi.
Yapım ve senaryosu Mehmet Bozdağ’a ait; yönetmenliğini Bülent İşbilen’in üstlendiği, başrolünü Orhan Bey karakteriyle Mert Yazıcıoğlu’nun üstlendiği Kuruluş Orhan, bu sahnesiyle de sosyal medyada gecenin en çok konuşulanları arasında yer aldı.
Kuruluş Orhan zikir sahnesi burada..
Günlük yaşamın temposu arttıkça ayakkabı tercihleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda rahatlık ve dayanıklılık ekseninde şekilleniyor.
Özellikle kadın bot modelleri, yılın büyük bölümünde kullanılan ve stilin temelini oluşturan parçalar arasında yer alıyor. Şehir hayatında yürüyüşten iş temposuna, hafta sonu planlarından ani hava değişimlerine kadar pek çok senaryoda bu ürünler güvenilir bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor. Soğuk havalarda ayağı sıcak tutarken, modern tasarımları sayesinde kombinlere güçlü bir karakter kazandırıyor. Günlük dilde sıkça “kurtarıcı parça” olarak anılmasının sebebi de tam olarak bu çok yönlü yapısı. Günümüzde kullanıcılar, yalnızca görünümle yetinmeyip malzeme kalitesi, taban yapısı ve uzun süreli kullanım performansını da önemsiyor. Bu beklentiler doğrultusunda geliştirilen modeller, hem şehirli hem de dinamik bir yaşam tarzını benimseyen kadınların ihtiyaçlarına cevap veriyor.
Bir kadın bot tercih edilirken ilk dikkat çeken unsur tasarım olsa da, asıl farkı yaratan detaylar genellikle malzeme kalitesinde gizli. Hakiki deri, suni deri ya da süet gibi seçenekler yalnızca estetik farklılık sunmaz, aynı zamanda kullanım ömrünü de belirler. Nefes alabilen iç yüzeyler, ayağın gün boyu konforlu kalmasına yardımcı olurken, sağlam taban yapısı ise zeminle uyumu artırır. Modern tasarımlar artık yalnızca klasik çizgilerle sınırlı değil; minimal detaylardan cesur dokulara kadar geniş bir yelpazede sunuluyor. Bu çeşitlilik, farklı stillere sahip kullanıcıların kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyor. Günlük kombinlerde jean pantolonlarla rahatlıkla eşleşen modeller olduğu gibi, elbiselerle bile uyum sağlayabilen zarif seçenekler de dikkat çekiyor. Tasarım ve malzeme arasındaki bu denge, doğru seçim yapıldığında hem estetik hem de fonksiyonel bir deneyim sunuyor.
Mevsim geçişleri, ayakkabı seçiminin en zor olduğu dönemler arasında yer alıyor ve bu noktada kadın bot modelleri büyük bir avantaj sağlıyor. Sonbaharda serin havalara uyum sağlayan hafif yapılar, kışın ise iç astar desteğiyle sıcaklık sunan alternatiflerle karşımıza çıkıyor. Yağmurlu havalarda kaymaz taban teknolojileri, günlük kullanımda güven hissini artırıyor. Bu yönüyle botlar, yalnızca soğuk günlere özel bir ürün olmaktan çıkıp dört mevsime yayılan bir kullanım alanı kazanıyor. Mevsimsel avantajların yanı sıra, uzun süreli dayanıklılık da önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Doğru bakım yapıldığında, kaliteli bir bot yıllarca formunu koruyabiliyor. Bu durum, kullanıcıların hem ekonomik hem de sürdürülebilir bir tercih yapmalarına katkı sağlıyor. Günlük hayatta pratikliği ve güvenilirliği bir arada sunması, bu ürünlerin popülerliğini her geçen yıl artırıyor.
Doğru jean tercihinin, gün boyu hissedilen rahatlık üzerinde belirleyici bir etkisi bulunuyor. Bedeni saran ama hareketi kısıtlamayan bir yapı, bu ürünün temel karakterini oluşturuyor.
Sert dokulu ve esnekliği düşük kumaşlar yerine, dengeli bir form sunan modeller günlük kullanımda çok daha işlevsel hale geliyor. Jean denildiğinde akla gelen ilk özelliklerden biri dayanıklılık olsa da, günümüzde kullanıcılar artık nefes alabilen ve vücuda uyum sağlayan seçenekleri önceliklendiriyor. Manovam’ın koleksiyon anlayışı da bu beklentiye paralel olarak şekilleniyor; farklı yaşam tempolarına uyum sağlayan, rahat kesim yaklaşımıyla tasarlanan ürünler sayesinde kullanıcılar kendilerini gün boyunca özgür hissedebiliyor. Bu yaklaşım, giyim alışkanlıklarında konforu merkeze alanlar için güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Her dönem kendini yenileyen jean modası, trendleri takip ederken aşırıya kaçmayan çizgisiyle dikkat çekiyor. Günlük kombinlerde sade bir tişörtle tamamlandığında bile güçlü bir stil mesajı verebilen bu ürün, farklı üst giyim parçalarıyla kolayca uyum sağlayabiliyor. Jean kullanımı, sabah işe giderken de akşam arkadaş buluşmalarında da aynı rahatlığı sunabilmesiyle fark yaratıyor. Renk tonları ve dokusal çeşitlilik sayesinde her mevsim yeniden yorumlanabilen bu parça, gardıropların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Manovam, modern yaşamın temposunu yakalayan koleksiyon diliyle, kullanıcıların kendilerini doğal ve iyi hissettikleri kombinler oluşturmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, modayı takip etmek isteyen ancak abartıdan uzak durmayı tercih edenler için dengeli bir seçenek sunuyor.
Kaliteli bir jean deneyiminin yalnızca satın alma anıyla sınırlı kalmadığı biliniyor. Doğru bakım alışkanlıkları, bu ürünün formunu ve rengini uzun süre korumasına yardımcı oluyor. Yıkama sıklığına dikkat etmek, uygun sıcaklıkta temizlemek ve doğal kurutma yöntemlerini tercih etmek, jean kumaşının yapısını koruyan temel adımlar arasında yer alıyor. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu parçanın zamanla karakter kazanması da kullanıcılar için ayrı bir değer oluşturuyor. Manovam’ın sunduğu ürünlerde bu uzun ömürlü kullanım anlayışı hissedilirken, kullanıcılar yalnızca bir giysi değil, zamanla kendine özgü bir hikâye edinen bir parça deneyimliyor. Bu durum, bilinçli tüketim yaklaşımını benimseyenler için önemli bir avantaj s
Yayınlandığı günden bu yana geniş bir izleyici kitlesine ulaşan ‘Eşref Rüya’,
Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla ödüllendirildi.
Kanal D’nin yapımını TİMSBİ’nin, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Uluç Bayraktar’ın oturduğu ve senaryosu Ethem Özışık ve Lokman Maral tarafından kaleme alınan dizisi ‘Eşref Rüya’, güçlü hikayesi ve oyuncu performanslarıyla izleyicilerinden takdir toplamaya devam ediyor.
En İyi Dizi: Eşref Rüya,
En İyi Kadın Oyuncu: Demet Özdemir…
Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşan Eşref Rüya, Sabancı Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Kulübü tarafından düzenlenen, kazananların öğrencilerin oylarıyla belirlendiği ödül töreninde ‘En İyi Dizi’ ödülüne layık görüldü.
Dizinin başrol oyuncularından Demet Özdemir ise sergilediği performansla ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünün sahibi oldu.
Ödülleri almak üzere, TİMSBİ Productions Kurucu Ortağı ve CEO’su Burak Sağyaşar ile Demet Özdemir ve Ceren Benderlioğlu törene katıldı.
Ödül konuşmaları ise şu şekilde gerçekleşti;
Burak Sağyaşar: Eşref Rüya, cesaretiyle yola çıkmış güçlü bir takımın anlattığı bir hikaye. Bugün bu sahnede yalnız değiliz, aslında siz onları görmüyorsunuz ama belki ben size onları hissettirebilirim. Değerli yayıncımız Kanal D ailesi, yönetmenlerimiz, senaristlerimiz, Tims&B ekibi, rolüne ve karakterine sahip çıkan kıymetli oyuncu arkadaşlarımız ve görünmeyen kahramanlarımız var, onlar kamera arkasında emek veren takım arkadaşlarımız. Bu ödülü onlar adına alıyorum. Ödülü hikayeye inananlara, kolaycılığı reddedenlere ve hayal kurmaktan asla vazgeçmeyenlere adıyorum.
Demet Özdemir: Hayatımın her anı, her saniyesi büyük gayretlerle dolu. Bana bu yolculukta ne kadar başarılı ve doğru bir yolda olduğumu gösterdiğiniz ve hatırlattığınız için sizlere çok teşekkür ederim. Eşref Rüya benim için çok önemli ve çok özel bir iş. Yapamam, herhalde beceremem dediğim her şeyi başarırken buldum kendimi. Yapımcımıza, ekibimize, rol arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.
Eşref Rüya yeni bölümleriyle her çarşamba Kanal D’de.
Dost Siteler Kombi tamiri İstanbul - Kombi servisi İstanbul - İstanbul evden eve nakliyat - German baby formula